Açıklama
Tarhana,biber,ceviz,salça,açık ev ekmeği,sumak akıdı,hakık,dolmalık kurular,dövme,bulgur gaynatma,bekmez türleri,şıra ürünleri ve daha bir Kahramanmaraş yöresinin doğal ürünleri gül ayları yazın sonlarına doğru ürünlerin hazır olma aylarına göre gış ayları için zahra olarak hazırlanır,kışın garda,boyrazda,çok yağışlı günlerde afiyetle yenir.Tarhana ve çerez doğal ev yapımı ekşimsi tadınada olup gış aylarının gecelerinin vazgeçilmezidir.Yarım ve Bir kiloluk paketlerde ayrıca 1-3 kiloluk kolilerde satışlarımızda mevcuttur.İçindekiker;Dövme,köy yoğurdu,kekik,çörekotu,tuz
Kış aylarının en lezzetli çorbalarından biri olan tarhananın faydaları saymakla bitmiyor.
Vitamin ve mineral açısından zengin olan tarhana çorbası, buğday unu, yoğurt, maya, domates, biber, soğan, sarımsak ve çeşitli baharatların yoğurulduktan sonra kurutulmasıyla elde edilen çok besleyici bir çorbadır.
Mayalama yani fermantasyon sonucu elde edilen tarhana her yaş grubu tarafından rahatlıkla tüketilebilecek bir besindir.
İşte tarhana çorbasının bilinmeyen faydaları:
– Bol miktarda A, B ve özellikle C vitamini, bol fosfor, iyot, silis, kükürt gibi vücuda çok faydalı maddeler vardır.
– Tarhananın vücuttaki fazla tuzu da attığını belirten uzmanlar, pankreası çalıştırarak insülin ifrazatını artırdığını, kanda şeker seviyesini ortaladığını kaydediyorlar.
– Bağışıklık sistemini kuvvetlendirir.
– Nefes borusundaki pislikleri temizler.
– Damar tıkanıklığı ve daralmasını önler.
– Doğal tokluk hissi verdiğinden dolayı zayıflama ilacıdır.
– Birçok yiyecekte olmayan P ve K vitaminlerini içerir, P vitamini kanamaları önler ve yumuşatır, K vitaminide kanın pıhtılaşma kabiliyetini artırır.
– Kansere karşı önemli bir koruma sağlayan antioksidan etkili quarcetin açısından en zengin bitki olan soğan tarhananın içindedir.
– Bağırsak temizlemede birebirdir.
– Astım ve bronşit hastaları için ön tedavidir.
– Çok etkili kolesterol düşürücü, mide asiti düzenleyicidir.
– Soğuk algınlığına karşı etkili vitaminler içerir.
– Cilt sıklığını korur.
– Acidophilus özellikle kadınlarda, cinsel organlardaki iyi ve kötü bakterilerin dengelenmesini sağlar.
– Yağ yakma özelliği olduğundan dolayı karın bölgesindeki zararlı yağları vucuttan atmaya yardımcı olur.
– Betaceroten antioksidan görevi görür. Kansere yol açan ve gözlere zarar verebilecek olan kimyasalları engeller.
– Yüksek kan basıncı düşürmeye yardımcı olur.
Tarhana Çorbası İçin Ürünler Ve Hazırlanışı:
4 Kişilik Tarhana Çorbası İçin Gerekli Malzemeler;300 gram tarhana,3 adet diş sarımsak,4 litre su,1 çay kaşığı kıuru nane,çok az tuz ve 50 gram tereyağ.
Kabın içerisine 4 litre su ve 300 gram tarhana ilave edip kaynayana kadar karıştırınız.Kaynayan çorbanın içerisine 3 adet diş sarımsağı ezerek ilave ediniz(sarımsak yemeyenler koymayabilir).En az beş dakika daha kaynatınız.Yeterli miktarda tuz ilave edip ocaktan indirin ve sosunu üzerine ilave ederek pişirme tamamlanmış olur.Afiyet olsun.
Sosun hazırlanışı;Tavaya tereyağ koyu eriyince nane ilave edilecek,isterseniz tatlı veya acı toz maraş biberi de ekleyebilirsiniz,yakmadan az miktarda karıştırıp mis kokusu gelince ocaktan indirip tarhana çorbasının üzerine ilave edip az bekletip yiyebilirsiniz.
Hacettepe Üniversitesi Gıda Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ayhan Temiz, vitamin ve mineraller yönünden zengin olan tarhananın şifa kaynağı olduğunu söyledi.Tarhananın maraş yöresinin ev yapımı meşhurdur.
Hacettepe Üniversitesi Gıda Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ayhan Temiz, AA muhabirine yaptığı açıklamada,tarhananın içinde bulundurduğu çeşitli liflerden dolayı yüksek kolesterol, kalp krizi, kolon kanseri, obezite, yüksek tansiyon, hemoroid ve damar hastalıklarının azaltılmasında etkili olduğunu bildirdi.
Prof. Dr. Temiz, tarhanada bulunan proteinlerin vücut için gerekli olan bazı aminoasitleri bolca ve dengeli olarak içerdiğini belirterek, ”Tarhana, vücudumuzun mikroplara karşı dirençli olması açısından önemli olan vitaminler ve mineraller yönünden zengindir. Tarhanada özellikle B vitaminleri bol miktarda bulunur. Kepeği uzaklaştırılmamış undan yapılan tarhanalardaki B vitaminleri içeriği kepeksiz undan veya göceden (kabuğu soyulmuş ve kırılmış buğday) yapılan tarhanalara göre daha yüksektir. Kalsiyum, demir ve çinko ise tarhanada bol bulunan minerallerdir” dedi.
Gıdalarla alınan proteinlerin vücuda yararlı olabilmesi için ilk aşamada mide ve bağırsaklarda sindirilerek aminoasitlere kadar parçalanması gerektiğini kaydeden Temiz, ”Aminoasitler bağırsaklardan kolayca emilir ve vücuda yarar sağlar. Sindirilemeyen proteinler ise dışkıyla dışarı atılır ve vücut bu proteinlerden yararlanamaz. Tarhananın bileşimine yoğurt ve bitkilerden kaynaklanarak dahil olan laktik asit bakterileri tarhanadaki proteinleri belli ölçülerde aminoasitlere parçalayarak tarhanayı sindirimi kolay gıda şekline dönüştürür. Böylece aminoasitler tarhana ile vücuda hazır olarak girerler ve bağırsaklardan kolayca emilerek vücuda yarar sağlar. Buna bağlı olarak tarhananın besleme değeri artmış olur” diye konuştu.
Proteinlerin sindiriminin özellikle bebekler ve yaşlılar için çok önemli olduğuna işaret eden Temiz, bebeklerde sindirim enzimlerinin yetersiz olduğunu, yaşlılarda ise sindirim enzimlerinin çalışmasının yavaşladığını, bu nedenle tarhananın bebekler ve yaşlılar için tüketimi özendirilecek, sindirimi kolay besleyici bir gıda olduğunu ifade etti.
Prof. Dr. Temiz, tarhananın buğday unu veya göce adı verilen kepeksiz buğday yarmasına yoğurt, maya, domates, biber ve soğan gibi çeşitli sebzelerle nane, dereotu ve çörtük gibi çeşitli aromalı otlar ve tuz eklenip yoğrularak elde edilen hamurun 1-5 gün süreyle fermantasyona bırakılması ve ardından kurutulmasıyla elde edilen sağlıklı, sindirimi kolay, beslenme değeri yüksek ve dayanıklı geleneksel bir fermente Türk gıdası olduğunu söyledi.
Tarhananın Türk kavimleri tarafından çok eski çağlarda üretilip tüketildiğinin tahmin edildiğini kaydeden Temiz, Orta Asya’dan göç eden Türklerle birlikte Anadolu’ya geldiğini ve Osmanlı İmparatorluğu döneminde de İran ve Irak gibi imparatorluğa yakın komşu doğu ülkelere ve Rumeli üzerinden Macaristan ve Yunanistan gibi batı ülkelerine yayıldığının kabul edildiğini belirtti.
Temiz, Türklerle ırk yakınlığı bulunan Macarların tarhanayı Macaristan’a ve Finlandiya’ya kadar taşıdıklarını belirterek, bugün Suriye, Filistin, Ürdün, Lübnan ve Mısır gibi Yakındoğu ülkelerinde ”kishk”, İran ve Irak’ta ”kushik” veya ”kushuk”, Türkistan’da ”göce”, Yunanistan’da ”trahanas”, Macaristan’da ”tahonya”, Finlandiya’da ise ”talkhuna” ismiyle tarhanaya çok benzeyen gıdalar üretildiğini bildirdi.
Bileşimine katılan maddeler ve üretim tarzındaki değişiklikler nedeniyle tarhananın bölgelere göre çeşitlilik gösterdiğini kaydeden Temiz, genellikle İzmir, Manisa ve Burdur yöresinde yapılan un tarhanasının büyük bir kazanın dibine ”tarhana otu” adı verilen aromalı otun yerleştirilmesiyle yapıldığını söyledi.
Temiz, Kahramanmaraş ve köylerine özgü firiğin (yarı kurumuş tarhana) özellikle çocuklar tarafından ceviz içiyle birlikte çiğ olarak tüketildiğini, tamamen kurutulmuş tarhananın ise kış boyunca çorbalık ve çerez olarak değerlendirildiğini söyledi.







Henüz inceleme yok.